ABTTF’den BM Azınlık Meseleleri Özel Raportörü’nün raporuna yazılı katkı

Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), Birleşmiş Milletler (BM) Azınlık Meseleleri Özel Raportörü Prof. Nicolas Levrat’ın Mart 2026’da BM İnsan Hakları Konseyi 61. Olağan Oturumu’na sunacağı tematik rapor için hazırladığı yazılı katkısını Raportör’ün ofisine iletti.
Yazılı katkısında ABTTF, Yunanistan’da azınlıklara karşı tutum ile Batı Trakya Türk toplumunun sorunları ve maruz kaldığı hak ihlallerini aktardı.
Yunanistan’da herhangi bir ulusal ya da etnik gruba resmi azınlık statüsü tanınmadığını not eden ABTTF, 1923 Lozan Barış Antlaşması ile resmi olarak azınlık olarak tanınan ve hakları teminat altına alınan Batı Trakya Türk toplumunun etnik Türk kimliğinin Yunanistan tarafından tanınmadığını ifade etti.
ABTTF, Yunan Vatandaşlık Kanunu’nun 1955’ten 1998’e kadar yürürlükte olan ırkçı içerikteki eski 19. maddesi hükmüyle yaklaşık 60 bin Batı Trakya Türk’ünün vatandaşlıktan çıkarıldığını belirten ABTTF, Yunanistan’da “Türk” isimli derneklerin kapatıldığını, Yunanistan’ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Bekir Usta ve Diğerleri Dava Grubu ile ilgili aleyhindeki kararlarını 17 yıldan beri uygulamadığı ve Batı Trakya Türk toplumunun örgütletme özgürlüğünü ihlal ettiğini kaydetti.
Yunanistan’ın Batı Trakya Türk toplumunun 1923 Lozan Barış Antlaşması ile garanti altına alınan eğitim ve dini özerkliğini çeşitli yasa ve tek taraflı uygulamalarla gasp ettiğine dikkat çeken ABTTF, özerk statüdeki Türk ilkokullarının kapatıldığını, Türk toplumunun seçtiği müftülerin tanınmadığını ve son yasa ile özerk statüdeki müftülük makamlarının doğrudan Eğitim, Din İşleri ve Spor Bakanlığı’na bağlı olağan kamu dairelerine dönüştürüldüğünü dile getirdi.
ABTTF, Batı Trakya Türk toplumunu temsil eden hak savunucusu kişi ve derneklerin siyaset ve Yunan ana akım medyasında damgalandığı ve nefret söylemine maruz kaldığını belirterek, siyasetteki nefret söyleminin Yunanistan’da Türk toplumuna karşı yapısal ve sistematik ayrımcılığın bir parçası olduğunu, Türk toplumunun yüzyıllardır yaşadığı topraklarda “öteki” “yabancı” veya “ait olmayan” olarak algılandığını kaydetti.
Yunanistan’daki ulusal azınlıkların tanınmaması ve asimilasyona uğramasının resmi devlet politikası olduğunu not eden ABTTF, Yunanistan’dan Batı Trakya Türk toplumunun eğitim ve dini özerkliğini iade etmesini ve mevcut sorunların çözümü için Türk toplumunun temsilcilerinin geniş katılımıyla bir danışma mekanizması kurmasını talep etti.