BM İnsan Hakları Konseyi’ne sunduğu yazılı bildirisinde, Kasım 2026’daki inceleme öncesinde Yunanistan’ın UPR’nin bir önceki tavsiyelerini uygulamadığına dikkat çeken ABTTF, Yunanistan’ın Batı Trakya Türk Azınlığının temel hak ve özgürlüklerine yönelik ihlallerini sıraladı.
Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), 15 Haziran-10 Temmuz 2026 tarihleri arasında İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’nin 62. olağan oturumuna, “Yunanistan’da Batı Trakya Türk Azınlığı’nın Haklarının Süregelen İhlalleri ve Önceki Evrensel Periyodik İnceleme (UPR) Tavsiyelerinin Uygulanmaması” başlıklı yazılı bildiri sundu.
ABTTF, Yunanistan’ın 2 Kasım 2026 tarihinde gerçekleştirilecek 4. Döngü UPR incelemesi öncesinde hazırladığı yazılı bildirisinde, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın temel hak ve özgürlüklerine yönelik ihlallerin sürdüğüne ve önceki UPR tavsiyelerinin uygulanmadığına dikkat çeken ABTTF, Yunanistan’da hukuk devleti, yargı bağımsızlığı ve temel haklar alanında yaşanan gerilemenin Türk azınlığın karşı karşıya olduğu sorunları daha da derinleştirdiğini belirtti.
Batı Trakya Türk Azınlığı’nın 1923 Lozan Antlaşması ile eğitim ve din alanlarında özerklik haklarına sahip olmasına rağmen Yunanistan’ın Türk azınlığı etnik kimliğiyle tanımayı reddetmeyi sürdürdüğünü kaydeden ABTTF, önceki UPR sürecinde Türk kimliğinin tanınması, Türk okullarının açılması ve yönetimi ile Türklere ait vakıflara ilişkin tavsiyelerin kabul edilmediğini, bunun da uluslararası insan hakları yükümlülükleri ile uygulamalar arasındaki yapısal çelişkinin devam ettiğini gösterdiğini ifade etti.
ABTTF, örgütlenme özgürlüğü alanında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Bekir Usta ve Diğerleri Dava Grubu’na ilişkin kararlarının 2008 yılından bu yana uygulanmadığını belirterek, AİHM’nin 2025 tarihli Sağır ve Diğerleri kararında da Yunanistan’ın özgürlüğünü ihlal ettiği yönünde karar aldığını ifade etti. Batı Trakya Fenerbahçeliler Spor ve Kültür Derneği’nin kapatılması hakkındaki mahkeme kararının da aynı tutumun sürdüğünü gösterdiğini vurgulayan ABTTF, eğitim alanında ise Batı Trakya Türklerinin eğitim özerkliğinin sistematik biçimde zayıflatıldığını kaydetti. ABTTF, Türkçe ve Yunanca iki dilli Türk anaokullarının açılmasına hala izin verilmediğini belirterek, ilkokul düzeyinde ise Türk ilkokullarının sayısının 2011 yılında 188 iken 2025-2026 eğitim-öğretim yılında 83’e düştüğünü not etti.
Din özgürlüğü alanında devlet müdahalesinin giderek arttığını belirten ABTTF, 2022 yılında çıkarılan yasa ile müftülüklerin kamu kurumuna dönüştürülmesiyle Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dini özerkliğinin devlet tarafından ihlal edilmesinin daha da ileri taşındığını kaydetti. ABTTF, Dimetoka’ya atanan müftünün ardından 2026 yılında Gümülcine ve İskeçe’ye de müftü atanmasına yönelik başlatılan süreç ile Türk azınlığın dini özerkliğinin devlet eliyle fiilen tamamıyla ortadan kaldırıldığını vurguladı.
Yazılı bildirisinde ABTTF, Yunanistan’ı inceleyecek UPR Çalışma Grubu’ndan Batı Trakya Türk Azınlığı’nın eğitim ve dini özerkliğinin iadesi, AİHM kararlarının eksiksiz uygulanması, örgütlenme özgürlüğü alanındaki tüm engellerin kaldırılması, Türkçe-Yunanca iki dilli Türk anaokullarının açılmasına izin verilmesi, Batı Trakya Türklerinin kendi dini liderlerini özgürce belirlemesi ve Yunanistan’ın Avrupa Konseyi’nin azınlık haklarına ilişkin temel sözleşmelerini onaylaması yönünde tavsiyelerde bulunmasını talep etti.
ABTTF’nin yazılı bildirisine https://digitallibrary.un.org/record/4119517?ln=en&v=pdf linkinden ulaşabilirsiniz.