Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dört temsilcisi hakkında açılan davanın duruşması, 18 Haziran’da İskeçe Adliyesi’nde görüldü. Mahkeme, dönemin Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği Başkanı Hüseyin Baltacı, dönemin İskeçe Türk Birliği Başkanı Ozan Ahmetoğlu, DEB Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bahri Belço ve Çınar Camii Mütevelli Heyeti Başkanı Murat Köse’yi 17’şer ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme ayrıca cezaların ertelenmesine ve para cezasına çevrilmesine hükmetti.
Dava, 11 Ekim 2024 tarihinde İskeçe’de bulunan Çınar Camii’nde Cuma namazı sırasında yaşanan olaylarla ilgili olarak açılmıştı. Batı Trakya Türk Azınlığı mensuplarının, dönemin Gümülcine, İskeçe ve Dimetoka tayinli müftü naiplerinin camideki girişimlerine tepki göstermesi üzerine başlayan süreçte, azınlığın dört temsilcisi yargılandı.
Sabah saat 09.00’da başlayan ve yaklaşık 14 saat süren duruşma gece 23.00’e kadar devam etti. Duruşmayı Batı Trakya Türk Azınlığı’nın seçilmiş müftüleri, milletvekilleri, belediye başkanları, çeşitli kurum ve kuruluşların temsilcileri ile Türkiye’den gelen hukukçular ve çok sayıda Batı Trakya Türkü takip etti.
Kararın ardından açıklama yapan Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habip Oğlu, mahkemenin verdiği kararı sert sözlerle eleştirdi. Kararın haksız olduğunu belirten Habip Oğlu, ABTTF olarak yargılanan dört ismin yanında olduklarını ifade etti.
Habip Oğlu, söz konusu davanın Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dini özerkliği ve müftülük meselesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu savunarak, azınlığın dini haklarının 1913 Atina Antlaşması ve 1923 Lozan Antlaşması ile güvence altına alındığını hatırlattı. Yunanistan’ın 1991 yılında çıkardığı yasa ile azınlığın müftülerini belirleme hakkını elinden aldığını ileri süren Habip Oğlu, Gümülcine, İskeçe ve Dimetoka’ya devlet tarafından müftü ve müftü naipleri atandığını kaydetti.
Mahkûm edilen dört kişinin, devlet tarafından atanan müftü naiplerinin gerçekleştirdiği iddia edilen provokasyona karşı çıkarak Batı Trakya Türk Azınlığı’nın seçtiği İskeçe Müftüsü’ne destek verdiklerini belirten Habip Oğlu, mahkemenin kararının yalnızca dört kişiyi değil, azınlığın dini özerkliğini ve özgür iradesiyle seçtiği müftüleri de hedef aldığını öne sürdü.
Mahkemenin gerekçeli kararını önümüzdeki günlerde açıklaması bekleniyor.